3
4 Paylaşım, 3 Beğeni

İKTİSATÇILAR VE SİYASET FELSEFECİLERİ

İktisat, ideolojiden meydana gelen bilim dalıdır. İdeoloji ise insanların ona belli bir anlam yüklediği ve bu anlamların doğruluğuna kısmen veya tamamen inandıkları ögelerin düzenli birlik olmasıdır. Ancak iktisat bilimi ideolojisini diğer bilim dallarından ayıran en önemli faktör bütünü kaplaması gerekmesidir. Kimileri bunu kabul etmese de herkes iktisat biliminin etkisi altındadır. Bunun sebebi ise iktisadın bir bilim olmasıyla beraber aynı zamanda iktisadı günlük hayatımıza lanse etmemiz gerekmesindendir, aksi halde beğenmediğimiz o iktisat bizi batırmaya yetecektir. Siyaset felsefecileri içinde aynı durum geçerlidir. Attığımız her adım, aldığımız her kararda bilerek yapmasak dahi iktisadın ve siyasetin etkisi vardır. İktisadı ve siyaseti ortaya atan, çıkaran insanların da herkes gibi bir birey olduğunu ve söyledikleri şeyleri esasen günlük hayattan yola çıkarak söylediklerini unutmamak gerekir. Bazı durumlarda kendi aralarında bir ütopya oluşturup gerçek hayatla olan alakalarını kesmiş olsalar dahi genel manada bizimle aynı düşünür ve davranırlar. İktisatçıların çalışma alanı sürekli değişkenlik gösterebilir. Kimi zaman masa başı kimi zaman sokak ortasıdır.

Ortaya attığı kuramlar muhakkak gerçek olmamakla beraber gerçeği yansıtanlar da mevcuttur. Örneğin marjinal fayda kuramı; “Bir yumurta yiyorsunuz. İlk yumurtadan aldığınız hazzı en son yediğiniz yumurtadan almazsınız. Çünkü faydası düşmüştür.” der. Burada faydadan kasıt aslında insanın aç olma durumudur. Aç olan bir insana ilk yediği her zaman çok tatlı gelmekle beraber beşinci yediği normal tadında, onuncu yediği ise mide bulantısı olarak dönebilir. Buradan da anlaşılacağı üzere farkında olmasak bile yemek yerken dahi iktisat bizimle beraberdir. 

İktisat bilimi, insan ve davranışlarının tam ortasında yer alır. Özellikle siyaset ve iktisat zaman zaman iç içe geçer. Lakin siyasetçiler genel olarak kendi siyasal düşüncesine ve kendi mensubu olduğu siyasal grubun ideolojilerine göre hareket eder. İktisatçı ise kendi siyasal düşüncesini bir yana bırakıp ekonomik olayı siyasetten soyutlayarak analiz eder. Politikaya göre değil bir nevi topluma göre toplumun faydasına hareket eder. 

İktisatçının, ‘aynı zamanda psikoloji, sosyoloji, muhasebe ve hatta hukuk bilimini de bilmesi gerekir.’ kanısındayım. Beklentilerin sonuçları belirlediği bir çağda yaşadığımızı söylemekte fayda var. Eskiden beklentilerin ekonomik yaşamda bu kadar etkili olduğu düşünülemezdi. İletişim çok gelişti ve beklentiler ön plana çıkmaya başladı ve “Beklentinin olduğu yerde iktisat devreye girer.” 

“İktisatçıların ve siyaset felsefecilerinin fikirleri ister doğru olsun ister yanlış, genel olarak kabul edildiğinden daha güçlüdür.” J. M. Keynes 

ABDURRAHMAN OLAGAN


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

3
4 Paylaşım, 3 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
0
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
2
win

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Apoloji

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı