2
4 Paylaşım, 2 Beğeni

KURTULUŞ belki de SON DURAK

Farklı bir başlıkla başlamak istedim. Size Kurtuluş Son Durak filminden, bu filmde anlatılan ve aslında hepimizin şahit olduğu, gözlerimizi kapatsak da gördüğümüz kadına şiddetten bahsetmek istiyorum.

Hikayemiz aslında içinde hiç saadet olmayan Saadet apartmanında geçiyor. Apartmanda yaşayan Füsun, Vartanuş, Goncagül ve Gülnur...Vartanuş hanım fikirleri hiç sorulmadan evlendirilmiş bir kadın. Goncagül hayatı yalnızlıkla tanımış, pavyonda şarkı söyleyerek hayatını kazanmış ve en sonunda evli bir adamdan evlilik haberi bekleyerek kurtuluşu arayan bir kadın . Gülnur kocası öldükten sonra iki çocuğuyla ortada kalmış, korumayı başka bir erkekte bulacağına inanan, her gün dayak yiyen yüzlerce belki binlerce kadından bir tanesi. Bilindik isimler, bilindik hikayeler... 

Derken Eylem adında genç bir psikolog apartmana taşınır, yeni nişan atmış, depresyona girmiş bir kadın. Eylem adı gibi bir eyleme sürükler kadınları. Bir kadın birliğine. BİZ HER TÜRLÜ ŞİDDETE KARŞIYIZ diye çıktıkları yolda şiddet kullanmak zorunda kalışlarını anlatan dram komedi türünde karşımıza çıkan bir serüven. 

Aslında çevrelerimiz hep Vartanuş ablalarla dolu susturulmus kadınlarımız hatta öyle ki sene 2020 ve hala kız ÇOCUKLARININ evlenmesiyle ilgili konuşanları izliyoruz televizyonlarda. Yani Vartanuş ablalar tükendi diyebilir miyiz? Gülnurlar zaten her gün haberlerde, evlerde. Hele ki evlerimizde kaldığımız süreçlerde kadınlar evlerinde hayat bulabiliyorlar mı? Ekonomik kaygıları kelepçe gibi ellerine, ayaklarına, boğazlarına taktığımız; dövüyorsa boşansın dediğimiz kadınlar boşanabiliyor mu? Boşansalar yaşatılıyorlar mı?
Kadınlara kurtuluşu bir erkekte aratmamız, evliliğe mecbur etmemiz, evlenmemiş kadınlara iffetsiz bakmamız yüzünden Goncagüller hayatlarında hep bir yüzük bekliyorlar, yüzüğü takanlar da parmaklarına değil boynuna takıyor. Kafeslenmiş kuşlar gibi evlere tıkıyoruz kadınları. Oysaki kadınlar ve erkeklerin el ele yürümeleri gerekmez mi?

Filmin bir sahnesinde Gülnur'un çığlıklarına dayanamayan Eylem duvarlarına strafor yapıştırır. Amaç belli ses gelmesin, duymayayım. Ama unuttuğumuz bir şey var acı bir çığlık koptuğu zaman bunu sadece fizyolojik kulaklarımızla duyuyoruz insan olmak kalbin kulaklarını da açmayı gerektirmez mi diye sorarak bitirmek istiyorum. Kalbimizden de görmek, duymak, anlamak dileğimle. Sevgiyle, esenlikle, Butlann.com'la kalın 🙂


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

2
4 Paylaşım, 2 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
4
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı