0
2 Paylaşım

“Ve hayatımda aynı anda hiç böylesine kendimden kopmuş ve bir o kadar da kendimde hissetmemiştim.”

Albert Camus’ un bu sözü ile başlıyor film. Aslında bağlı olduğumuz her şeyden ve hatta kendimizden bile koptuğumuzda mı en çok kendimize yaklaşmış oluruz ? BEN, en çok ne zaman BEN olurum ? 

Oscar ödüllü Adrien Brody’ nin baş rolünde olduğu film, 1990’ların efsanevi filmlerinden olan Geçmişin Gölgesinde’ nin (American History X) yönetmeni Tony Kaye’ in son filmi olarak dikkat çekmekte. Bu film, eleştirmenler tarafından oyuncu Adrien Brody’ nin Piyanist’ ten sonraki en başarılı oyunculuk performansını sergilediği film olarak gösteriliyor. 

Filmin başrolünde Adrien Brody’ nin hayat verdiği bir yedek öğretmen olan Henry Barthes yer almakta. Kendisi, bulunduğu eyalette vasat olarak adlandırılan öğrencilerin toplanmış olduğu okulda geçici yedek öğretmen olarak bir aylığına göreve başlar. Henry Barthes yetenekli bir öğretmendir ancak kendi varoluş ve kopma mücadelesi onu sorumluluk almaktan alıkoyar. Geçmişin hatırasında bıraktığı izleri bir türlü unutamaz ve bu yüzden içine kapanık ve melankolik bir ruh haline sahiptir. Hiçbir yerde temenni tutulmaz, hiç kimse ile duygusal bağ kurmaz. Bu filmde bir insanın varoluş ve kopma mücadelesinin yanı sıra eğitim sisteminin eleştirisini, ebeveynlerin nasıl olmaması gerektiğini ve eğitim sistemindeki sıkıntılar ile doğru ebeveynler olamamanın çocuklar üzerindeki etkilerini görmekteyiz. Eğitim sistemindeki bozukluklar ve dolayısıyla yetiştirilemeyen genç nesillerin anlatıldığı bir film, bu film.

Filmin ilk sahnelerinden olan Henry’nin okuldaki ilk gününde , okul müdürü Henry’ye dikkat etmesi gereken en önemli husustan bahseder. Dikkat etmesi gereken en önemli husussa; öğrencilerine müfredattakileri öğretmesidir. Sistem ne öğret diyorsa bir öğretmen onu öğretmelidir çünkü. Oysa Henry müfredat ile sınırlı kalmayacaktır. Daha sonrasındaysa Henry, okuldaki ilk dersine girer ve iki öğrenci ile arasında ayrı ayrı diyaloglar geçer. Öğrencilerden biri sınıftan bir öğrenciye hakaret etmiştir ve Henry o öğrenciyi dersten dışarı çıkarır. Diğer öğrenciyse Henr’ yi tehdit eder ve çantasını duvara fırlatır. Henry’ nin verdiği cevapsa dikkat çekicidir : 

‘’ O çanta, onun hisleri yok. İçi bomboş. Benim de hislerim yok. Beni incitemezsin. Tamam mı ? ‘’ devamında ise şöyle der:‘’ Öfkeli olmanı anlıyorum. Eskiden ben de çok öfkeliydim, tamam mı ? Seni anlıyorum. Bana öfkelenmen için bir sebep yok çünkü ben burada sana fırsat vermeye çalışan az sayıda insandan biriyim. ‘’ böylece öğrencisine onu anladığını hissettirmeye çalışır.

Ders sonunda ise kendisine hakaret edilen öğrenci, Henry’ ye neden öğrencilerden birini dersten dışarı çıkarmışken diğerini çıkarmadığını sorar. Henry: ‘’ …sana hakaret etti ve sınıfımda buna izin vermem. Bana ne söyledikleri önemli değil. ‘’ der. Sonrasında ise aralarında şöyle bir konuşma geçer:

  • Yani sahiden çocukların sana söylediklerini umursamıyor musun ?
  • Galiba buna alıştım.
  • Keşke ben de böyle güçlü olabilseydim.
  • Bunun için güçlü olmaya gerek yok, Meredith. Sadece çoğu insanın öz farkındalıktan yoksun olduğunu anlamalısın. Benzer bir durumla karşılaştığında bunu aklından çıkarma. Her yaşta bu tür şeylerle karşılaşacaksın.

Aslında burada çoğu insanın öz farkındalığa sahip olmadığı dile getirilerek ancak öz farkındalığına varmış insanların, öz farkındalığına varamamışları kale almamayı becerebileceğinin mesajı veriliyor. Aslında Henry’ nin de hisleri yok değildir sadece öz farkındalığına varmış biridir o. Peki nedir öz farkındalık ? En nihayetinde kim olduğumuzu anlamak, bilmek, ne olduğumuzun farkına varabilmek demek. Kişinin zayıf güçlü, iyi kötü yönleri ile kendisini kabullenebilmesi demek. Yaşadıklarının, hissettiklerinin iyi kötü tüm getirileriyle ‘’ BEN BUYUM ‘’ diyebilmesi demek. Ben, bana söylenenlerden, beni görmek istediklerinden ibaret değilim. BEN, sadece BENİM. Peki bizler, sadece biz miyiz ?

Yazımın başında Henry’ nin vasat olarak adlandırılan öğrencilerin olduğu bir okulda görevlendirildiğinden bahsetmiştim. Aslında bu öğrenciler vasat değillerdir sadece her biri sistemin kurbanıdırlar. Henry bir gün öğrencilerine: ‘‘ ubiquitous assimilation nedir ? ” diye sorar. Öğrencilerin birinden cevap gelir : ‘’Her zaman, her yerde, her şeyi özümsemek. ‘’ 

‘’ Hayallerinizi başkaları veriyorsa, herhangi bir şeyi nasıl hayal edebilirsiniz ? ‘’

Bu çocuklardan hayal kurmamaları yalnızca var olanı sorgulamaksızın özümsemeleri bekleniyor. Ve sistemce, ebeveynlerince sadece onlardan beklenilenleri yapmaları yeterli görülüyor. Doğru olmadığını içten içe bildikleri ancak söylemeye cesaret edemedikleri çünkü dışlanmaktan korktukları gerçekleri yaşamaları bekleniyor onlardan. Mutlu olmaları için güzel, zayıf, ünlü olmaları, kadınları, insanları aşağılamaları, farklı olanı dışlamaları kısaca sistemin kurallarına ayak uyduran yalnızca yaşayan birer obje olmaları bekleniyor. Ama düşünmeleri, sorgulamaları, hayal güçlerini canlandıracak okumalar yapmaları beklenmiyor.

‘’ Her gün 24 saat, hayatımız boyunca bazı güçler, ölene dek bizi aptallaştırmak için sürekli çalışacak. Bu yüzden kendimizi savunmak ve bu saçmalığı beynimize sokma girişimleriyle mücadele etmek için hayal gücümüzü canlandıracak, vicdanımızı ve inanç sistemimizi geliştirecek tarzda okumayı öğrenmeliyiz. Zihnimizi savunmak ve korumak için okuma alışkanlığı kazanmalıyız. ‘’ 

Çünkü; ‘’ Hissiz olmak kolaydır. Bir şeyi önemsemekse cesaret ve ahlak ister. ‘’

Şimdi bunca zaman cesaret nedir, ahlak nedir, okuma nedir öğrenememiş ve doğrudan vasat damgası yemiş olan bu çocuklar mı suçlu yoksa onlara bunları öğretmeyen ebeveynleri ve sistem mi ? Çocuklar suçlu değil; yalnızca her biri birer kurbanlar çünkü öğretmeyen ebeveynlerin ve öğretmeyen bir sistemin içerisinde kaybolmuş bir durumdalar. Ve bu yüzden içlerine kapanık, sorumsuz, hayal kurmaktan uzak, hayattan umudunu kesmiş ve oradan oraya savrulan yapraklar gibiler. Her bir sistemsel rüzgarda, oradan oraya uçuşuyorlar. Oysaki onlara dalına tutunacakları bir ağaç olmalıydık. Kökü toprağın derinliklerine uzanmış bir ağaç, bir sığınak.

‘’ İnsanlarda ebeveyn olmadan önce bazı şartlar aranmalı ve bu konuda eğitim verilmeli.’’

‘’ Başaramıyoruz. Başaramıyoruz. Bu öyle bir başarısızlık ki herkesin umudunu yok etti. Kendimizin ki dahil.’’

Aslında Henry her şeyin farkında olan bir eğitimcidir. Bir şeyler yapmak ister, yardım etmek ister ama kendi yaşadıkları onu hayattan soyutlamıştır çünkü daha çok küçükken bir kez hayattan kopmuştur ve sonrasında artık onun için herhangi bir şeye bağlanmak çok zordur.

’ Bir çocuğun anlayışlı kalbi, en karanlık yerlerin gizemlerini kavrayabilir. Fakat hayattan koptuğu, o hassas anı kavrayabilir mi ? ‘’

Henry hayattan koptuğu o andan beri herhangi bir yere bağlanmaktan, sorumluluk almaktan korkar. Bu yüzden bir şeyler yapmaktan çekinir; yalnızca farkındadır ve farkındalığını dile getirir fakat iş bir şeyler yapmaya gelip de sorumluluk alması gerektiğinde kopmuşluğu buna engel olur. 

Ta ki bir ana kadar. İşte o an, artık sorumluluk alması, almamız gerektiğini anlar. O farkındalık anıysa bir gün öğrencilerinden birinin ebeveynlerinin baskısına, sistemin dayatmasına dayanamayıp intihar etmesi anıdır. Çünkü onunla konuşurken, ona bakarken onu anlayan bir kişi yoktur. Ona sevgi veren biri yoktur. Her şeyin mahvolduğunu fark etmekten başka yapacağı bir şey olmadığını düşünmektedir ve hayatına bu şekilde devam edemeyecektir.

Bu yüzden Henry’ nin, herkesin gözü önünde, çocuklara yuva olması gerekirken mezar olan okulda intihar etmeyi tercih eder. İşte o an anlar Henry. Kendini anlamlandırma mücadelesi boyunca hep sorumluluk almaktan kaçan Henry artık sorumluluk alması gerektiğini acı bir şekilde anlar. Ve fakat ancak o zaman anlar çünkü o zamana kadar ona da öğreten biri olmamıştı.

‘’ Bu dünyanın zorluklarını anlamamıza yardım edecek ve bize yol gösterecek birine sahip olmanın ne kadar önemli olduğunun farkındayım. Ben büyürken yanımda böyle biri yoktu.‘’

Henry, anlamıştır ki o zamana kadar aslında hep yoktu, hiç bulunduğu yerlerde olmamıştı. Görülebiliyordu ama aslında sadece bir boşluktu. Aslında bu zamana kadar bunu hep içten içe sezmişti de ama bunu dile getirme cesareti yoktu. Kendince haklı sebepleri vardı çünkü ve çaresiz hissediyordu.

‘’ Hepimizin sorunları var. Ve hepimiz bu sorunları gece yanımızda eve taşıyoruz. Sabah da yanımızda işe taşıyoruz. Sanırım bu, denizde çırpınan birine can yeleğini atacağın sırada kendinin de can yeleği veya güvenlik ağı olmadan denizde sürüklendiğini sezip durumun farkına varmanın verdiği çaresizlik. ‘’

 Ama şimdi gerekirse denizde sürüklenmek pahasına da olsa sorumluluk alma vaktiydi çünkü artık anlamıştı.

‘’ Gençlerimize rehberlik ederek, onları umutsuzluğa kapılmaktan, kendilerini değersiz hissetmekten, yanlış yola sapmaktan koruma gibi bir sorumluluğumuz var.’’ 

Ve Henry artık vardı

ve artık buradaydı 

ve artık bir boşluk değildi.

Filmin son sahnesindeyse Henry’ yi tekrar aynı sınıfında ve aynı öğrencileriyle görürüz. ( tek bir öğrencisi hariç ) Bu sefer kaçmamıştır. Sınıfındadır ve öğrencilerine Poe adlı yazara ait ‘’ Usher Evinin Çöküşü ‘’ nden bir kısmı okumaktadır. Verilmek istenen mesajsa çarpıcıdır.

Eğer filmi izlerseniz sizler de Usher Evi’ ne benzetilen ile bizlere anlatılmak istenenin ne olduğunu anlayacaksınız. İzleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

0
2 Paylaşım

Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
3
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı