2
2 Paylaşım, 2 Beğeni
Kredi

Neyi görürüz ? Gördüğümüz şey aslında hakikat midir yoksa gerçeğin beynimizde şekillenmiş biçimi midir ? Akıp giden yaşamın arasında fotoğrafın değeri ve gerçekliği ne derece doğru yansıtılır ? Fotoğraf konuşur mu ? Bir şey anlatır mı ? Peki fotoğraf dünyada süren bir savaşı sonra erdirebilir mi ?

Aslında basit bir biçimde ele alırsak kameranın lensinden gördüğümüz gerçekliğin, kameramanın bakış açısıyla harmanlanmış halidir fotoğraf. Ara Güler, ‘’Fotoğraf hakikattir, sanat olamaz…’’ der. Aslında bu sözleriyle fotoğrafın tanımını gelecek nesillere en kısa ama bir o kadar da yoğun bir cümleyle anlatır. Her ne kadar fotoğraf onu çeken kişinin özelliklerini yansıtsa da temelinde gerçeğin yansımasından ibarettir. Fotoğraf kendi tarihini barındırır. Çekildiği dönemin, zamanın, şehrin ve en önemlisi de insanların duygularını taşır içinde. Fotoğraf yaşar;  ölmez !

İnsanoğlunun varoluşundan bu yana türlü sebeplerle savaşlar meydana gelmiş ve sayısız kayıplar verilmiş, tarifsiz acılar yaşanmıştır. İşte ‘’Napalm Kızı’’ bu savaşların sonuçlarını ve acılarını gözler önüne seren bir gerçekliktir.

ABD Güneydoğu Asya' da meydana gelen komünist ayaklanmaların domino etkisi yaratmasından çekiniyordu. Bunun üzerine Kuzey Vietnam’a müdahalede bulunarak Vietnam Savaşı' na dahil oldu. 

Takvimler 8 Haziran 1972' yi gösteriyordu ve savaş tüm ağırlığıyla sürmekteydi. Associated Press muhabiri “Nick Ut” adıyla da bilinen  “Huýnh Công Út”, kendisine Pulitzer Ödülü' nü kazandıracak fotoğrafı çekeceğinden habersiz Vietnam’ın “Trang Bang” köyüne aracıyla yola çıktı. 

O gün sabah boyunca köy bombalanmıştı ve çoğu muhabir yeterince görüntü aldıklarını düşünüyorlardı. İki gündür devam eden çatışmalar sonucunda Güney Kore' li askerler köydeki herkesin öldüğünü veya kaçtıklarını düşünüyorlardı. Ancak bir grup sivil kaçmayarak tapınakta saklanarak askerlerin köyü terketmesini beklemişlerdi. İşte bu sırada tapınağın hemen yanındaki sokağa atılacak napalm bombasından habersizdiler.

Napalm bombası acı dolu bir sesle bütün sokağı ve tapınağı yerle bir etti. Patlamanın ardından tam da köyü terketmek üzere olan muhabirler köyden gelen sesleri duydular. Yaşama umuduyla köylerini terketmemiş, terkedememiş insanların sesleriydi bunlar. Alevlerin içinden karayolu boyunca köyden kaçmaya başladılar.

O sırada Nick Ut, yol boyunca koşan ve kucağında hayatını kaybetmiş bebeğini taşıyan yaşlı kadını gördü ve fotoğraf makinesini çıkardı. Hemen ardından üzerinde elbiseleri olmayan ve her yanı yanıklarla kaplı o kızı gördü. Makinesindeki pozları neredeyse bitmek üzereydi. O sırada acılar içinde koşarak köyden kaçmaya çalışan kızın fotoğrafını çekti ve sonrasında kızın yanına gitti. Ağlıyordu küçük kız. Hemen ona su içirdi ve ardından arabasına bindirerek hastaneye götürdü. 

Daha sonra Nick, ofise döndü ve filmlerini yıkadı. Kontak baskılarını aldı ve işte oradaydı. Napalm kızı bütün acıları ve gerçekliğiyle hemen karşısında duruyordu. Associated Press editörü Carl Robbinson bu fotoğrafı dünya kamuoyunda savaş karşıtlığı oluşturmamak için paylaşmayı reddetti. Ardından Saigon, bu fotoğrafı dünya kamuoyuyla paylaşma kararı aldı ve savaşın bütün gerçekliğini son derece çıplak bir biçimde gözler önüne serdi.

Bu fotoğrafın paylaşılmasının ardından Amerika’nın yaklaşık yüzde altmışı savaş karşıtı oldu ve savaş karşıtı eylemler ile savaşın sona erdirilmesine yönelik söylemler yapıldı. Bu propagandalar savaşın seyrini önemli derece etkiledi. İşte bu da sadece bir fotoğrafın nasıl bir savaşın seyrini değiştirebildiğini, yani bir fotoğrafın neler yapabileceğinin en büyük kanıtlarından biridir.

Bu fotoğraf dünya kamuoyuna sunulmasının ardından şöyle bir tartışmaya yol açtı : '' Acaba fotoğrafçı bulunduğu bağlamdan kendisini vicdani ve duygusal olarak tamamen soyutlayarak, sadece görevini yerine getirerek, savaşın etkilerini mi dünyaya göstermeli yoksa insani boyutunu göze alarak konuya müdahele mi etmelidir ? ''

Kimilerine göre fotoğrafçı gözlemci konumunda olmalıdır. Orada bulunarak ve o fotoğrafı dünya kamuoyuna duyurmaya çalışırken hayatını riske atmış ve elinden geleni yapmıştır. Kimilerine göre ise fotoğrafçı konuya müdahale etmeli ve yardım etmelidir. Bu durum somut bir doğrusu olmayan ve fotoğrafçının o anki ruh hali ve hayata bakış açısı ile şekillenebilen soyut bir doğruluğa sahiptir.

“Napalm Kızı” olarak da bilinen “Phan Thi Kim Phuc” 1992 de evlendi, eşi ve iki oğluyla birlikte halen Kanada da yaşıyor. BM iyiniyet büyükelçisi olarak yaşamına devam ediyor. Nick ise halen Associated Press LA ofisinde çalışmaktadır ve Kim ile iletişimini hiç koparmamıştır.  

Sizce bir foto muhabirinin görevi nedir ? 



Kaynakça:

https://petapixel.com/2012/09/19/interview-with-nick-ut-the-photojournalist-who-shot-the-iconic-photo-napalm-girl/


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

2
2 Paylaşım, 2 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

hate hate
0
hate
confused confused
0
confused
fail fail
0
fail
fun fun
0
fun
geeky geeky
0
geeky
love love
2
love
lol lol
0
lol
omg omg
0
omg
win win
0
win

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yazı Formatı Seçiniz
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı